Tarihten Bugüne “Dahiler”in etkisi

Dünyada her zaman girişimci “DAHİ“ler vardı... Biz hep onları tanıdık. Ali Kuşçu, Macellan, Michalengelo, Bessemer, Tesla... Tarih sadece onları yazdı... Artık Ecofolio ile tarih, yatırımcı DAHİleri de yazacak...

MÖ 500 yılında Pisagor, Pisagor teoremi ile tarihe iz bırakan çalışmalarını gerçekleştirdiği okulunda, sayılar, geometri, müziğin temel matematiksel kuralları ve astronomi alanında tüm ardıllarına ilham olan üretimleri yaparken, aynı zamanda kadınların birer eşya gibi görülmemesi ve eşit olması gerektiğini savunarak, insanlığın ilerlemesinin ancak eşitliğin içinde gelişebileceğini ortaya koyan bir DAHİ idi.

Ömer Hayyam , 12. yy’da aritmetik, sayı kuramı çalışmaları ile sayıların sayıların ikinci, üçüncü ve dördüncü dereceden köklerini bulmamızı sağlayan denklemleri geliştiren bir dahi idi. Onun binom açılımı benzeri yöntemi, Batı akademi dünyasını 19 yy.’da daki etkiliyordu. Çalışmalarını takdir eden Hükümdar Melikşah’ın himayesinde bir rasathane kurdu ve Fars takviminin geliştirilmesi amaçlı astronomik gözlemlere liderlik etti. Tarih Ömer Hayyam'ı bir girişimci DAHİ olarak yazdı ancak Melikşah'ın yatırımcı DAHİ yönünü yazmadı.

Avrupa kanlı savaşlar içinde sonuçsuz çekişmelerin içerisine hapsolmuşken, Ali Kuşçu, 13. yy.’da Timur İmparatorluğu’nda, İstanbul’un enlem ve boylamını hesaplıyor, arazi ölçümü ve astronomi konularında bilim üretiyordu ve onu finansal olarak destekleyen Akkoyunlu Hükümdarı Uzun Hasan ve Osmanlı Padişahı Fatih Sultan Mehmet idi. Dünyayı değiştiren, dönüştüren ve Batı’daki bilim adamlarından yüzyıllar önce, temel bilimsel gerçekleri ortaya koyabilen bu insanlar; her zaman bir vizyoner hükümdar, yani bir yatırımcı DAHİ tarafından finansal ve fiziksel açıdan desteklendiler.

Leonardo da Vinci, 13 ve 14. yy.’da resim sanatına yaptığı eşsiz katkılar, çağının 3-4 yüzyıl önünde olduğunu gösteren ateşli silahlardan, ulaşım araçlarına kadar icatlar ve anatomi, robotik gibi, çağından 500 ila 700 yıl sonra gelişecek alanlardaki, risk almaktan çekinmeyen girişimciliği ile Rönesans dönemine damga vuran bir DAHİ idi. Mimari, mühendislik, resim, doğa bilimleri ve felsefe alanlarında yaptığı çalışmalar; coğrafi keşifler ve Haçlı Savaşları sonrası büyük bir ekonomik güç oluşturan İtalya’daki Milan Dükü gibi zengin ve eğitimli aristokratlar tarafından ve sonrasında Fransız Kralı Francis I tarafından desteklenmese, bugün belki de onu, yaşamını kazanmak için resim yapan sanatçı olarak tanıyacaktık.

15 ve 16. yüz yıllarda hız kazanan deniz aşırı keşifler ve ticaret, deniz aşırı keşifleri mümkün kılan daha hızlı ve dayanıklı gemilerin üretilmesi, hem bir çok madeni, hem tarımsal gıdayı önce Avrupa’nın sonra dünyanın erişimine sundu. Avrupa ve Asya patatesi, kahveyi, kakaoyu tanıdı. Bugünün lider patates tüketicileri olan fast-food zincirleri, dev çikolata ve atıştırmalık markaları, gıdanın coğrafyalar arası dolaşımını ve global ticareti başlatan Portekiz ve İspanyol DAHİlere çok şey borçludur. Ticareti geliştiren, sonrasındaki sanayi devrimini finanse edecek olan ve o güne kadar dünyanın görmediği büyüklükte bir finansal birikimi oluşturan bu çalışmaları; vizyoner, meraklı, cesur, DAHİ burjuva ve imparatorları ile destekleyen ülkeler bu yarışta öne geçti. Zengini ve vizyoneri olamayan ülkeler ise kaybedenler sınıfında kaldı.

18.yüzyılda yeni dünyayı inşa etme konusunda, Sanayi Devrimi ile hemen hemen her alanda bir yenilik ortaya koyan DAHİleri, bu kez de denizaşırı mal ve köle ticareti ile zenginleşen burjuvazi ve yeni gelişen finans sektörü DAHİleri fonladı. James Watt'ın buhar makinesini, Sir Richard Arkwright’ın eğirme teknolojisini, Edmund Cartwright’ın dokuma tezgahını, Morse’un telegrafını, vefatından önce 12 milyon dolar serveti ile Forbes 400 listesinde yeralan seri girişimci Thomas Edison’un ampülünü finanse eden DAHİler, o güne kadar olduğu gibi yine; politik gücü, sermayenin büyüğünü elinde tutan ve sömürgecilikten gelen serveti değere dönüştüren az sayıda zenginden oluşan bir gruptu. İngiliz kıtalararası ticaretinin tekel şirketi olan Doğu Hindistan Şirketi, 125 ila 250 kişilik, çoğu aristokrat ve elit burjuvazi baronlarından oluşan bir yatırımcı sayısı ile sonrasındaki tüm endüstri devriminin de finansörleri ve kazananları oldular.

Tesla, Paris’te, aydınlatma sistemini kurmakla sorumlu olan Société Electrique Edison’da, elektrik mühendisliği ve fizik konusunda önemli bir deneyim kazandı. Edison’un şirketi aracılığı ile ABD’ye göç ederek, Edison Machine Works'te çalışmaya başladı. Jeneratörler, elektrik deşarj tüpleri ve erken dönem X-ışını görüntüleme ile ilgili çeşitli deneyler yaptı. Ayrıca, kablosuz olarak kontrol edilebilen bir tekne ve 1890'ların başından itibaren, New York ve Colorado Springs'teki yüksek voltajlı, yüksek frekanslı güç deneylerinde kablosuz aydınlatma ve kablosuz elektrik gücü dağıtımı fikirlerini uyguladı. Yatırmcıları Robert Lane ve Benjamin Vail, Tesla Electric Light and Manufacturing Company'yi finanse ederek, Tesla’nın ABD’deki ilk patentlerini almasını sağladı. J. Pierpont Morgan, Tesla'nın radyo ve kablosuz güç iletimi üzerine yaptığı araştırmalara ilgi duydu ve Tesla'nın Colorado Springs Laboratuvarı ve Wardenclyffe'teki araştırmalarını finanse etti. Bu yatırımcılar olmasaydı, Tesla neleri ne kadar gerçekleştirebilirdi, asla bilemeyeceğiz.

20.yy. ile birlikte teknolojik buluşlar; tıptan ulaşıma, tekstil ve modadan iletişime, kimyasal ürünlerden yapı endüstrisine, üretim teknolojilerinden gıda ve perakendeciliğe, her alanda onbinlerce DAHİnin ortaya koyduğu yeni fikirler, ürünler ve modeller; 1) devletler, 2) büyük fonlar ve finans kuruluşları, 3) sınırlı sayıda insanın işlem yaptığı borsalar üzerindeki yatırımcı DAHİler ile fonlanmaya devam etti. Üreten DAHİlere yatırım yapabilme imkanı, çok dar elitlerden, daha yaygın borsa ve fon yatırımcı kitlesine ulaşsa da, “eşit şekilde tüm topluma” yatırımcı DAHİ olma imkanı sağlandı diyemeyiz.

Yatırımcı DAHİlerin, “belirli boyutta parası olan” herkesin girişine açık yatırım fonları ve borsalar üzerinden, dönüşüten fikirler ve iş modellerine sermaye yaratması, tarihte ilk kez zincir restoranlar, moda, telefon, eğlence (oyunlar, vb), internet hizmetleri gibi girişimlerin, global anlamda sosyal akımlar başlatan, alışkanlıkları kökten değiştiren, hayat tarzları inşa eden etki seviyelerine ulaşmasını sağladı. Bankacılık, enerji, inşaat gibi sektörlerin dışında Warner Bros, McDonalds gibi eğlence sektörü ve zincir restoran markaları hızla büyümeye başladı. 20. Yüzyılın başında (1901), US Steel Company, 486 milyon dolarlık bir hisse satışı ve 1,4 milyar dolar değerleme ile dünyanın ilk unicorn’u oldu.

Yaklaşık 1.000 yıldır, bilimsel gelişmeler ve inovasyon, yeni girişimler, genelde az sayıda zengin, aristokrat, finansal devler ve siyasal otoriteyi elinde bulunduran asiller tarafından yapılırken, tek bir şey eksikti: “Büyümeden ve zenginleşmeden elde edilen katma değerin eşit paylaşımı”. Dünyadaki ekonomik büyüme, sadece az sayıda zenginin servetini büyüttü ve hayat standardını arttrdı. Üretici DAHİlerin dehası, toplumun tümüne değil, sınırlı sayıdaki insanlardan oluşan finansal güç odaklarına hizmet etti. Halk ise, genelde yüksek çarpanlı kazanç sunmayan klasik bankacılık ürünleri ile dünyadaki büyümeden alabileceği en küçük payı aldı.

Yatırımcı DAHİ’ler bugüne kadar hep sınırlı sayıda kaldı, üretilen yeniliklerin finansal katma değeri, zengini daha zengin yaptı.

Kitle Fonlama ile artık 1 TL’si olan birikim sahibi bile, yatırımcı bir DAHİ olabilir; yarının büyük şirketlerine, bügünün küçücük yatırımları ile ortak olabilir.

Letven Capital olarak, her çağda oluğu gibi bugün de geleceğimizi dönüştüren, inşa eden, ortalama insanın hayal edemediği yeni deneyimler, ürünler, yaşam tarzları ve standartlar oluşturan dahilerin yarattığı marka değeri ve finansal getiriden, milyonlarca küçüklü büyüklü birikim sahibinin faydalanması için varız.

Haydi, aramıza katıl; dünyayı değiştirelim.